“İKTİDARLA SAVAŞMAYIN”
Bu nasıl bir ülkedir? Bu ülkenin aydınları nasıl entelektüellerdir ? Köşe yazarları “ne menem” bir gazetecidir ve muhalefeti nasıl siyasetçidir? İktidarın açığını buldu mu köşeye sıkıştırmak, “mal bulmuş mağribi” gibi saldırmak mı gazetecilik yoksa sabah akşam icraatları eleştirip bir tek çözüm yolu önermemek, bir tek alternatif göstermemek mi siyaset? İktidar olmak uğruna ya da diğer deyişle mevcut iktidarı yıpratmak adına her şey mubah mı?Çözüm sürecinde hükümeti yalnız bırakan, ulusalcı, Kemalist, sosyal demokrat, Milliyetçi aydınlar, süreç tıkanacak diye zil takıp oynuyorlar? “Süreç tıkanırsa ne olur?” sorusunu soran tek Allahın kulu yok. Sürecin tıkanması onlar için tek şey ifade ediyor; Ak Parti iktidarının başarısızlığının göstergesi olması. Ülkenin geleceği, Ortadoğu'da sert esmeye başlayan rüzgarın ateş toplarını sınırlarımızın içine taşıyabileceği, tıkanan süreçte Amerika'nın v e Batı'nın PKK ile yeniden kukla gibi oynayabileceği, her gün 20-30 Mehmetçiğimizin şehit olabileceği bir o kadar da Kürtün öldürülebileceği umurlarında bile değil. Yeter ki meydanlara çıkıp iktidar aleyhine kullanabilecekleri bir argümana sahip olsunlar.
Çözüm sürecinin patinaj yaptığı bir gerçek. Bu patinajın sebebi ne iktidar ne de ona destek veren yüzde 52'lik barış gönüllüsüdür. Arıza'nın sebebi PKK, HDP ve KCK'dır. Süreç devam ederken, Doğu Ve Güneydoğu Anadolu'da devletçilik oynamaya başlayan PKK, HDP'nin siyasal desteğiyle gittikçe işi azıtmaya başladı. Bölgede devletin adliye binaları, savcıları belki de yılların en sakin dönemini yaşıyor. Diyarbakır'ın ilçelerinden birinde görev yapan bir cumhuriyet savcısı, PKK'nın halkı kendi kurduğu mahkemelere gitmeye zorladığını söyledi. Adı bende saklı olan Savcı, “Nerdeyse boşanma davalarından başka adliyelere dava gelmez oldu” dedi.
PKK devletin adaletine sığınanları da korku ve tehditle kendi terörist mahkemelerine gitmeye zorluyor. Ve bütün bunlar gizli kalmıyor. Sadece mahkemeler mi? PKK bölgede her para kazanandan, her iş yeri açandan “vergi” adı altında haraç topluyor. Hem devlete hem PKK'ya vergi ödeyen bölge esnafının canı burnunda ancak “can korkusu” ağır basıyor. Son olarak bana gelen bir bilgiye göre; PKK Ağrı'da işyeri açan bir iş adamından 200 bin lira haraç istiyor. Direnen iş adamı için PKK “ölüm emri” çıkarıyor ancak araya giren kimi siyasetçiler infazı engelliyor. İş adamı tası tarağı toplayıp bölgeyi terk ederek malını-canını kurtarıyor. Ağrı, Van ve Diyarbakır özelinde, genelde tüm bölgede fotoğraf ne yazık ki bu. Çözüm görüşmelerinde varılan anlaşmaya göre geçtiğimiz mayıs ayında tüm silahlı unsurlarını sınır dışına çekme sözü veren PKK tam tersini yaparak sürecin önündeki en büyük engeli oluşturuyor. Çeşitli bahanelerle Kürtleri sokağa döken HDP, bir de utanmadan iktidarı “savaş dili” kullanmakla suçluyor.
Sınır dışından birileri epeydir Kandil'in ve HDP'nin sırtını okşuyor. Ulusal çıkarları, uluslar arası çetelerin iştahına sunmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na aba altından sopa gösteriliyor. İşte bu puslu havada, muhalefete, sosyalist, Kemalist, yurtsever, ulusalcı, milliyetçi tüm aydınlara düşen görev bu ülkenin sorunlarına ve iktidarına sahip çıkmaktır. Düşmanca bir hırsla saldırmak yerine, yapıcı eleştirilerle sorunlara yaklaşmak, eleştirirken çözüme katkıda bulunmak Türkiye'ye kazandıracaktır. “Neye mal olursa olsun bu iktidardan kurtulalım” mantığı şu sıralar derin dondurucuya kaldırılmalı. Genel seçimlere yalnızca aylar kaldı. Herkes sandık başında tercihini yine özgürce kullanacak. Şimdi iktidarla değil, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sorunlarla savaş zamanı. Çözüm için davul da çomak da iktidarın elinde olmalı. İstesek de istemesek de şu an devleti AK Parti yönetiyor. Devletimize sahip çıkalım.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Yazarın Önceki Yazısı
BİLİYORUZ BEYLER!
BİLİYORUZ BEYLER!
Yazarın Sonraki Yazısı
“AHMAKLAR”
“AHMAKLAR”

