YAKIN TARİHTE RUSYA VE NATO
Tarihi kaynaklara göre NATO askeri ittifakı ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler 1991 yılında Kuzey Atlantik İşbirliği Konseyi çerçevesinde kurulmuştur. 1994'te Rusya, Barış İçin Ortaklık programına katıldı ve o zamandan beri NATO ve Rusya iş birliği konusunda birkaç önemli anlaşma imzalanmıştır. Soğuk Savaş yıllarında NATO'nun en önemli varlık sebebi Sovyet tehdidini Batı Avrupa coğrafyası dışında tutmaktı. NATO'nun Avrupa kıtasındaki askeri varlığı Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa'nın güvenliğindeki baş aktör konumu da meşrulaştırdı. Bu aynı zamanda Almanya'nın silahlandırılması neticesinde ortaya çıkabilecek güvenlik endişelerini de en aza indirdi. Avrupalı müttefiklerin birbirlerinin niyetlerine dair şüphe duymamalarında ve AB bütünleşme süreci çerçevesinden karşılıklı bağımlılık odaklı işbirlikleri geliştirmelerinde NATO üyeliğinin sunduğu güvenlik garantileri etkili olmuştur. Sovyetler Birliği'nin 1957'de uzaya insan gönderen ilk ülke olmasından ve dolayısıyla kıtalararası füze sahibi olduğundan sonra NATO'nun askeri stratejisi değişmeye başladı. Soğuk Savaş sırasında Avrupalı müttefikler, Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki kutuplaşmada sürekli olarak ‘terk edilmek tuzağa düşürülmek' ikilemini yaşadılar. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikle NATO ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler yeni dinamikler kazanmaya başladı. Soğuk Savaş sonrası ortamda Avrupa ve dünyada değişen güç dengeleri NATO ile Rusya arasındaki ilişkilerin temel belirleyicisi oldu. İki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçilmesiyle birlikte, özellikle 1991-2008 arasında, başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler Rusya'yı küresel bir güç yerine bölgesel bir güç olarak gördüler. Rusya ile kurulacak kurumsal ilişkiler ve karşılıklı ekonomik bağımlılık üzerinden Rusya'nın zaman içinde liberal demokrasiyle yönetilen kapitalist bir devlete dönüşmesini hedeflediler. Soğuk Savaş'ın Batı dünyası tarafından kazanılması Batılı siyasi ve ekonomik değerleri ‘ideal değerler' olarak ortaya çıkarmış tarihin sonunu getirmişti. Rusya tarafından bakıldığında Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri, Baltık ülkeleri, geniş Karadeniz bölgesi, Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri Rusya'nın nüfuzu altında kalmaya devam etmeliydi. Bu açıdan, 1999-2004 yıllarındaki genişlemeleri engelleyemeyen Rusya Ukrayna ve Gürcistan'ın olası NATO üyeliklerine şiddetle karşı çıktı. NATO ile Rusya arasındaki ilişkiler 2014 senesinin başlarında Rusya'nın Kırım'ı ilhak ederek Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçı unsurlara destek vermeye başlamasıyla iyice kötüleşti. 2015 yılında Rusya'nın Suriye'deki Esad rejimin yanında savaşa müdahil olmasıyla NATO-Rusya ilişkileri daha da gerginleşti. İttifak ile Rusya arasındaki ilişkiler ABD-Rusya ilişkilerinin kötü seyrine paralel olarak bozulmuştur. Kırım'ın ilhakını takiben Batılı ülkelerin Rusya'ya karşı uygulamaya başladıkları ambargo ve yaptırımlar, 2016'daki ABD başkanlık seçimlerine Rusya'nın karıştığı iddiaları, Rusya'nın Suriye iç savaşına askeri olarak müdahale edip mevcut rejimin elini güçlendirmesi ile üzerindeki ambargoların etkilerini azaltmak ve Batıyı dengelemek adına Çin'le ilişkilerini geliştirmesi, NATO ile Rusya arasındaki ilişkilerin kısa vadede düzelmesini zorlaştıran faktörlerdir. Tarihin içinde yer almış önemli konulardan biridir aynı zamanda.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Yazarın Önceki Yazısı
GAZETECİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
GAZETECİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Yazarın Sonraki Yazısı
TURİZME KATKILARIYLA KAYSERİ
TURİZME KATKILARIYLA KAYSERİ

