Bir Milletin Gençleri Ne Zaman Bozulur?
Yetişkinleri bozulduğu zaman…Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan bu acı olayların siyasî mecraya taşınması da olayın kendisi kadar acı değil mi?
Siyasi bir haydut gibi yağma yapmak isteyenlerin amacı belli ki bağcının kendisi.
Mutsuz, ruhsuz, doyumsuz, amaçsız, yokluk ve boşluk gibi manevi ve psikolojik sorunlar tarafından prangalanmış, taptaze neslimize karşı işlediğimiz sorumsuzluğumuzu Yusuf Tekin'e veya İktidara mâl etmek, evlatlarımız için sorumluluk almaktan kaçmak, kendi vebalimizi başkalarına utanmaz ve uslanmaz bir şekilde taşore etmektir.
Kaldı ki bu sorun, devletin tek başına üstleneceği bir meselede değil. Bu sarmal sorunsal, yine aynı sarmal içerisinde uzun, bilinçli ve kararlı bir denklemle, o özlediğimiz milli ve manevi iklim yeniden inşa edilebilir.
Elbette devletimizin de süreci bütün yönleriyle güncellemesi gereken bir sırttayız.
Özellikle eğitimin sadece bilimsel yönüyle değil, etik ve ahlaki yönüyle de, hem çocuklar hem de ebeveynler için öneminin kavranması gerekiyor.
Anne-babaların aile birliği ve aidiyetini koruması ve güçlendirmesi en temel faktör olarak kabul edilmeli. Çocuklar bu birliği ve aidiyeti başka mecralarda aramak veya bu boşluğu doldurmak zorunda bırakılmamalı.
Ancak görünüyor ki, çocuklarımızdan önce ebeveynlerimizin de sosyal erozyonumuzun en itici nedenleri arasında olduğu ortadayken, suça sürüklenen çocukları ya da iktidarı veya devleti sorumlu tutmanın ne kadar doğru bir çözüm olduğunu düşünebilirsiniz.
Hep bir ağızdan gündüz kuşağı programlarının kapatılmasını isterken öte yandan aynı programların reyting rekorları kırdığını görüyoruz. Hem şikâyet ediyor, hem de ekranlardan ayrılmıyoruz.
Bu nasıl bir karakter ve ruh ikilemi?
Şimdi bura da kim suçlu?
Hayatını kaybeden öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve büyük bir boşluk içerisinde bulunan milyonlarca evladımızın vebali hepimizindir.
Bu olayların uluslararası derin bir stratejiye dayanan yönünü, sosyal duyarsızlığı, ailelerin sorumsuzluğunu, hukuki düzenlemeleri, kamu otoritesi boşluğunu ve buna benzer birçok sorunu görmezden gelerek, güvenlik zafiyeti var diyenler önce kendini sorgulasın… Kendi ailesini ve sosyal çevresini sorgulasın…
Bu sorunun okul girişlerine iki polis memuru atanarak çözüleceğini düşünenler olayın önünü ve arkasını sorgulasın…
Metal detektörlü güvenlik yerine, güvenlik kültürünün inşa edilmesinin temellerini, hem zihinlerimize hem de vicdanlarımıza yerleştirmeliyiz.
İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım.
Sosyologlarımıza, psikologlarımıza, Din İşleri Yüksek Kurulumuza, Vakıf ve STK'larımıza, akademisyenlerimize, bilim insanlarımıza ve anne babalarımıza yani ortak akla ve ortak vicdanlara büyük bir sorumluluk düşüyor.
Biz bu olaylardan sonra şahsi ve ailevi muhasebemizi yaparak bir takım kararlar aldık. Örneğin artık aile olarak akşam 19:00'dan sonra dijital ekran kullanmayacağız. Lütfen siz de kendinize göre uygulanabilir kararlar almaya başlayın.
Milli, manevi, ahlaki ve hukuki değerlerin ışığında yeniden bir rota oluşturmanın tam zamanı.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Yazarın Önceki Yazısı
Ortadoğu'da Değişim Başladı
Ortadoğu'da Değişim Başladı
Yazarın Sonraki Yazısı
KİM DİKTATÖR ?
KİM DİKTATÖR ?

