GÖKBEY İle 35 Milyar Dolar Cepte, İzin Almak Tarihte Kaldı!

Muhammed Çınık

Muhammed Çınık

Türkiye, savunma sanayisinde attığı stratejik adımlarla bağımsızlık hikâyesine her gün yeni ve gurur verici bir halka ekliyor. Bu hikâyenin en taze, en heyecan verici sayfalarından biri ise TUSAŞ tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen T625 Gökbey helikopterimiz.

Geçtiğimiz günlerde TUSAŞ tesislerinde düzenlenen törenle ilk Gökbey helikopteri Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine teslim edildi. Emniyet teşkilatımız, dünyanın en geniş helikopter filosuna sahip ve bu araçları sahada son derece aktif kullanan ender güçlerden biri. Nüfusu yoğun, coğrafyası zorlu bir ülkede asayişi, sevkiyatı ve denetimi sadece karadan yürütmek elbette mümkün değil; havadan hakimiyet şart.

Peki, Gökbey'i envanterdeki diğer hava araçlarından ayıran ve bu teslimatı bir 'milli bayram' havasına sokan asıl unsur ne?

'Kendi Arabana İstediğin Teybi Takamamak' Dönemi Bitti
Geçmişte güvenlik güçlerimizin yaşadığı çok somut bir kısıtlama vardı. Bir polis amirinin samimi bir dille anlattığı gibi; ASELSAN yerli bir kamera podu (mesela ASELFLIR) geliştiriyor, gökyüzünden yerdeki en ufak bir detayı bile takip edebilecek teknoloji sunuyordu. Ancak filonuzdaki helikopter yabancı menşeili olduğunda, o helikoptere 'kafanıza göre' yerli bir sistem entegre edemiyordunuz. Üretici yabancı firma hemen karşınıza dikilip, 'Garantiyi bozarım, yedek parça vermem' tehdidinde bulunuyordu.

İşte Gökbey, tam da bu zinciri kıran hamledir. Fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen Türkiye'ye ait olduğu için; her bir cıvatasında Türk mühendislerinin, teknisyenlerinin ve işçilerinin alın teri bulunuyor. Artık gökyüzünde kendi ihtiyacımıza göre geliştirdiğimiz son model yerli sistemleri, kimseden izin almadan helikopterimize entegre edebiliyoruz.

Ekonomiye 35 Milyar Doları Aşan Dev Katkı
İşin bir de göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir ekonomik boyutu var. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün açıkladığı rakamlar tablonun büyüklüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor: Yerli helikopter programları sayesinde bugüne kadar 8 milyar doların üzerinde doğrudan ithalatın önüne geçildi. Bakım ve idame süreçleri de hesaba katıldığında, ekonomimize sağlanan toplam kazanım 35 milyar doları aşmış durumda.

Yurt dışına gidecek devasa tutarları ülke içinde tutmak; mühendislerimizi istihdam etmek, AR-GE'ye bütçe ayırmak ve yüksek katma değerli ürünler üretmek anlamına geliyor. Üstelik bu teknoloji sadece içeride kullanılmıyor; T129 Atak helikopterlerimizde olduğu gibi dost ve müttefik ülkelere ihraç edilerek ülkemize döviz kazandırıyor.

Gökyüzünden Şifa Dağıtmaya Hazırlanıyor
6 ton sınıfında, çift motorlu ve zorlu hava şartlarına dayanıklı olarak tasarlanan Gökbey; sadece emniyet operasyonlarında veya asker nakliyesinde kullanılmayacak. Önümüzdeki süreçte Sağlık Bakanlığı için 'hava ambulansı' konfigürasyonu sahaya inmeye hazırlanırken, yerli sonar ve sonoboy sistemleriyle 'denizaltı savunma harbi' gibi kritik görevler için de değerlendirmeler süratle devam ediyor.

Emniyet teşkilatımızın gücüne güç katacak yeni teslimatlarla birlikte, gökyüzündeki yerli kanatlarımızın sayısı her geçen gün artıyor.

Gökbey'in tasarımı için gece gündüz çalışan mühendislerimizden, TUSAŞ koridorlarını temizleyen mütevazı emektarlara kadar bu projede parmağı olan herkesin eline, emeğine sağlık.

İstanbul semalarından, Anadolu'nun dağlarından geçerken başımızı yukarı kaldırıp gururla bakacağımız bir helikopterimiz var artık. Anadolu tabiriyle desek yeridir: Kuş gibi uçsunlar, kuş gibi konsunlar... Kazasız, belasız, hayırlı görevlere!