'Koşan dede' durmak bilmiyor - GAZİANTEP
🔇
Reklamı Geç: 15
Günde en az 20 kilometre koştuğunu, ayda en az iki kez de bu mesafeyi 50 kilometrenin üzerine taşıdığını anlatan Göğebakan, "Koşarken genelde doğayla iç içe olabileceğim mekanları tercih ediyorum. Sağlık yönünden kendimi 'süper' hissediyorum. Bir kere sporla ilgilenen insanlar, hiçbir şeye negatif bakmıyor. Bende de öyle. Her şeyi pozitif düşünüp, mutlu yaşıyorsun." ifadelerini kullandı. - "Anam beni bir daha doğurmaz"Koşuya olan merakı nedeniyle zaman zaman bazı eleştiriler aldığını dile getiren Göğebakan, şöyle konuştu:"Akranlarım ve çevremdeki çoğu kişi bana 'deli' diyor. 'Bu kadar koşulur mu.' diyorlar. Ama bu sağlık. Ultramaraton koşan insanlar, 5 yıldızlı hastanede sağlık kontrolünden geçmiş gibi olur. Çünkü tüm organların seni testten geçiriyor koşu yaparken. Hastaneye ne zaman gittiğimi hatırlamıyorum. Doğayla iç içeyim, temiz hava, bol oksijen alıyorum. Amacım, önce sağlık, sonra genç nesillere sporun önemini göstermek. Yaşım 60'a yaklaştı, ne bir ilaç kullanırım, ne de doktora gittiğimi hatırlarım. Gençlere 'Bak sağlık bu.' diyorum. Sigaradan, alkol kullanmaktan uzak durun. Yaşım 60'a yakın, şikayetim yok, doktorla alakam yok. Anam beni bir daha doğurmaz." - İlacı, pekmez ve tereyağlı bulgur pilavıKullandığı hiçbir ilaç olmadığını aktaran Osman Göğebakan, doktora sadece maratonlara katılırken istenen sağlık raporunu almak için gittiğini kaydetti.
Göğebakan, ilacının pekmez olduğunu dile getirerek, "Her gün tereyağlı bulgur pilavı yerim. Üstüne de bir bardak pekmez şerbeti içerim. Başka bir şey yok. 1,76 metre boyundayım, 70 kiloyum. Spor yapıp, yiyorum. Diğer insanlar spor yapmadan yiyor, sonra kilo sorunu yaşıyor. Bir oturuşta iki ekmek yerim ama kilo sorunum yok. Benim tavsiyem; insanlar koşuya, yürüyüşe her gün en az 1 saatini ayırsın."
Polis Memuru Emekli Polis Yıldızlı Sağlık Raporu Emeklilik
14 Ocak 2018 Pazar günü yayınlandı















