Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Tahir Büyükakın: ”2 bin 500 küsur binanın yıkılması gerekiyor”

Açılış oturumu
Mülkiye Samimiyet Deprem Özel Oturum Felsefe 

-Katılımcılar
-konuşmacılar

( İSTANBUL ) İSTANBUL

- Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Kocaeli’deki binaları bugün itibariyle tamamının taraması yapıldı ve bitti. Zemin ile ilgili bütün etütler yapıldı. 2 bin 500 küsur binanın yıkılması gerekiyor. Bununla ilgili de valiliğimizin tahliye kararı süreci de devam ediyor” dedi.
Marmara Belediyeler Birliği tarafından Türkiye’de şehircilik alanında küresel marka kent forumu kazanmayı hedefleyen ve iki yılda bir düzenlenen Marmara Urban Forum (MARUF)’un, İstanbul Kongre Merkezi’nde açılış oturumu yapıldı. Programın ilk gününde gerçekleşen açılış oturumunda şehirlerin deprem potansiyeli ve alınan önlemlerle ilgili değerlendirmeler masaya yatırıldı. Oturumda, Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Sakarya Büyükşehir Belediye Ekrem Yüce, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Claudio Tomasi, Metropolis Genel Sekreteri Octavi de la Varga geleceğin kentlerini ve deprem ilgili yapılması gerekenleri katılımcılara anlattı. Tema başlıklarına uygun oturumların yanında 19 adet özel oturum ve 2 adet de kapalı oturum gerçekleştirilecek olan MARUF’ta, Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve belediye başkanları deprem konusuna detaylı olarak değinildi. “2 bin 500 küsur binanın yıkılması gerekiyor” 1999 depreminde ölenleri, binaların öldürdüğünü depremin öldürmediğinin altını çizen Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Düzce ve Sakarya’yla birlikte 1999 depreminde depremden dolayı bir kişi öldü. Fay hattına düşüp ölen şahıs geri kalan kayıpların tamamı binalarda öldü. Binalar öldürdü deprem öldürmedi. Kocaeli’deki binaları bugün itibariyle tamamının taraması yapıldı ve bitti. Zemin ile ilgili bütün etütler yapıldı. 2 bin 500 küsur binanın yıkılması gerekiyor. Bununla ilgili de valiliğimizin tahliye kararı süreci de devam ediyor. Bu manada yıkımı da yapılması gereken binalar takip ediliyor. Güçlendirilmiş binalarla da ilgili ikinci bir tetkik yapılması gerektiğini düşündüğümü samimiyetle ifade ederim. İleri ki günlerde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüyle birlikte çalışma yapmakta yarar görüyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu işin üç aşaması var" Deprem çalışmalarının aşamalarına değinen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, “Bu işin üç aşaması var. Birincisi doğal geri plan, İkincisi yapısal geri plan, üçüncüsü de sosyal geri plan. Bu çalışmaları tamamlamak lazım. Biz son aşamadayız. Her sallantıda aşırı refleks ile sokaklarda günlerce yatmalar bir çözüm değil. Ben inanıyorum ki bundan sonra bu konuyla alakalı daha önemli adımlar atılacaktır. Hemen hemen her şey elimizde var. Nihayetinde toplanma alanları nerelerdir ve nasıl hareket etmeliyiz konusunda bir bilinç gerektiği açık bir gerçektir” dedi.
" Yapılan önlemlerden hiçbir şekilde taviz vermedik" Yapılan önlemlerden hiçbir şekilde taviz vermediğini söyleyen Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce “Özellikle ‘Mal canın yongasıdır’ söylemini çok kullandık. Bu atasözü bizim iliklerimize kadar işlemiş. Buna rağmen bizim depremden sonra en çok yaygınlaştırdığımız söylem şu oldu; ‘can kaybetmektense, mal kaybetmeyi kabulleniyoruz’ felsefesiyle kurallarımız aldık. Yapılan önlemlerden hiçbir şekilde taviz vermedik. Sakarya’da bütün binalar elden geçirildi” diye konuştu.
"Bu binalara depreme güvenli deme şansımız yok" Yapılan binaların yüzde 89’unun 99 depreminden önce inşa edildiğini söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz ise “Değişmiş yapı stoku yüzde 11. Yani yüzde 89 depremden önceki yönetmeliklerle yapılmış binalar. Bu binalara depreme güvenli deme şansımız yok. O nedenden dolayı kentsel dönüşümün esas olduğu ve hızlı bir şekilde binalarımızın yıkılıp tekrar yapılması arzusu içerisindeyiz. Fakat burada parsel, mülkiyet problemleri gibi belediyeleri zorlayan problemler var. Deprem bölgesi olarak bir uçtan diğer uca ele aldığımızda 300 kilometre fark var. Oralarda zaten 6 buçuk metre ile 9 buçuk metre arasından daha fazla kat yüksekliği verilmemiş daha önce. Bu nedenden dolayı biz belirli noktalarımızda çok kaygılı değiliz“ ifadelerinde bulundu.
1 Ekim 2019 Salı günü yayınlandı