Anne ve babasından ilham alan grafiti sanatçısı duvarları tabloya dönüştürüyor

Cenk Demir'in duvara resim çizmesi
Ressam Resim Sanatı Serüven Antipati Uttu 

-Cenk Demir'in duvarlara yaptığı grafitilerden görüntüler
-Cenk Demir ile röportaj
-Cenk demir'in annesinin ipek halı dokumacılığı yapmasından görüntüler
-Anne Yasemin Demir ile röportaj
-Detay

( KOCAELİ -ÖZEL)- Kocaeli'de sprey boyalarla duvarlara resim yapan genç sanatçı büyük ilgi görüyor- Duvarları tuval yapan genç taleplere yetişemiyor KOCAELİ

- Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan grafiti sanatçısı Cenk Demir, ahşap sanatçısı babası ve ipek halı dokumacısı annesinden aldığı ilhamla tuval olarak kullanarak kullandığı duvarları çizdiği resimlerle renklendiriyor. Legal olarak sanatını gerçekleştiren genç, taleplere yetişemiyor. Kocaeli’nin Gebze ilçesi Mustafa Paşa Mahallesi’nde yaşayan Cenk Demir, ahşap sanatçısı olan ve bir süre önce vefat eden babası ve ipek halı dokumacılığı yapan annesinin ürettiği ürünlerdeki motiflere duyduğu ilgi sayesinde küçük yaşlardan beri resim sanatına ilgi duymaya başladı.
Çocukluk döneminde kağıtlara çizdiği resimleri grafiti sanatıyla duvarlarla buluşturmaya başlayan Cenk Demir, sanatını geliştirmek için Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi ve Roma Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitim aldı. Demir eğitimin ardından grafiti sanatını legal hale getirerek, anlaştığı iş yerlerinin duvarlarını sanatı ile buluşturuyor. Gebze ilçesinde bulunan restoran, iş merkezleri, ofisler başta olmak üzere birçok duvar Demir’in sanatı ile buluşuyor. Geleneksel resim sanatlarını sprey boyalarla çizmeyi amaçlayan Demir’in duvarlara çizdiği yazılar çevresindeki insanlardan büyük ilgi görüyor. “Teknik sanatları modern olan grafiti sanatı ile buluşturmayı hedefledim” Sanatını annesi ve babasından aldığı ilhamla geliştirdiğini söyleyen Cenk Demir, “Grafiti ile olan serüvenim ilkokul yıllarıma dayanıyor. Kağıt üzerine başlamış olduğum denemelerle, hocalarımın desteklerini alarak okulumun duvarlarını renklendirdim. Bu bana ivme kazandırdı. Lise dönemimde iş yerlerine çeşitli yazılarla renk katmaya çalıştım. Üniversite dönemim yaklaştığında sanatımın daha teknik olarak güçlenmesinin gerektiğini düşünerek güzel sanatlar eğitimi almaya karar verdim. Daha sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Roma Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitim aldım. Almış olduğum eğitimler bana geleneğin, geçmişte yapılan sanatlardan yararlanmayan bir sanatın ileriye gidemeyeceği ve kayda değer olamayacağı yetisini kazandırdı. Geçmişimden aldığım teknik sanatları modern olan grafiti sanatı ile buluşturmayı hedefledim. Bunu halka, dünya insanlarına hatırlatmayı ve öğretmeyi hedeflemekteyim. Ailemin çok büyük destekleri oldu. Babam ahşap sanatçısıydı. Annem ise ipek halı sanatçısıydı. Yapmış olduğum sanatın ilk döneminde illegal bir kuram içerisinde olması nedeni ile antipatileri vardı. Ama benim bunu legal ortamlarda insanların içinde, toplumun rengi haline gelmesi ile sempatileri daha da arttı” dedi.
“Oğlum bizi yansıtıyor” İpek halı dokuması sanatı ile uğraşarak oğlunun küçük yaşlardan itibaren sanata ilgi duymasını sağlayan Yasemin Demir ise kendisinin de küçük yaşlardan beri ipek halı dokumacılığı yaptığını ifade ederek, “Ben 15 yaşımdan beri bu mesleğe başladım. Hereke’de bunu öğrendim ve devam ediyorum. Çok güzel meslek ama şu anda değeri yok. Eskiden çok değerli bir sanattı. Çok incelik isteyen, sabır isteyen bir meslek. Derdi, kederi unutturuyor. İsterim ki bu meslek yeniden gençlerimize öğretilmesi gereken bir meslek. Ben oğlumla gurur duyuyorum. Baba mesleği oymacılıktı, benim de ipek halı dokumacılığı. Oğlumun da ressam olması ile gurur duyuyorum. Onun için onunla gurur duyuyorum. Bizi yansıtıyor. Anneden babadan aldığı ilhamla devam ediyor” şeklinde konuştu.

11 Haziran 2020 Perşembe günü yayınlandı