Cübbeli Ahmet Hoca'dan Safer ayı vaazı

Safer ayı bela ayı mı yoksa hayır ayı mıdır? Cübbeli Ahmet Hoca'nın Safer ayı ile ilgili yaptığı açıklamalar ilahiyatçıları kızdıracak...

Cübbeli Ahmet Hoca'dan Safer ayı vaazı
Cübbeli Ahmet Hoca, ilahiyatçıların aksine Safer ayı ile ilgili önemli uyarılarda bulundu.

Cübbeli Ahmet Hoca,'24 Kasım'da başlayıp 22 Aralık'a kadar devam edecek Safer ayında Allahü Teala çok uğursuzluklar ve şerler yağdıracak' dedi.

Bol bol dua edilmesi konusunda uyarılarda bulunan ve sonra zır zır ağlamayın diyen Cübbeli Ahmet Hoca,'Başınıza bela gelmesini istemiyorsanız biraz okuyun. Her gün kazalar, belalar, asansörler düştü demeyin' diye konuştu.

Bu ayda islam alemi için sıkıntılar yaşanabileceğini belirten Cübbeli Ahmet Hoca,'Dualarımızı yapacağız işimize gücümüze devam edeceğiz. Bu duaları okuyan bir sonrası Safer ayına kadar o sene boyunca bela ve müsibetlerden korunur' dedi.

Bazı yıllar Safer ayında dua etmeyi kendisinin de ihmal ettiğini itiraf eden Cübbeli, 'Her gün okuyalım. Ben bile bazı yıllar terk ettim sonra başıma neler geldi' diye konuştu.

İLAHİYATÇILARA GÖRE BELA DEĞİL HAYIR AYI

İlahiyatçılara göre Safer ayının bela ayı olarak anılması 'cehaliye dönemi' adetlerinden kalan bir yanlış.

İlahiyatçı yazar Ahmed Şahin, bir yazısında safer ayını bela ve musibet ayı olarak anmanın caiz olmadığından bahsediyor. Şahin, “İslam'da bir tefe'ül anlayışı vardır, bir de teşe'üm yorumu söz konusudur. Tefe'ül, herhangi bir gün ve vakitten, olay ve görüntüden iyi manalar çıkarmak, teşe'üm ise kötülük ve uğursuzluk yorumları yapmaktır ve teşe'üm caiz görülmemiştir. Bu sebeple safer ayını bela ve musibet ayı olarak yorumlamak bir teşe'ümdür. Teşe'üm ise caiz değildir” diyor.

GÖKTEN BELA DEĞİL RAHMET İNER

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevhit Ayengin, böyle bir anlayışın İslam diniyle bağdaşmadığını söylüyor:

“Gökten bela inmez, rahmet iner. Bela yağdıran bir Allah anlayışı İslam'ın değerleri ile taban tabana zıttır. Rahman ve Rahim olan bir Allah'a bu tür şeyleri atfetmek tamamen yanlıştır. Safer ayını uğursuz olarak niteleme cahiliye devri uygulamasıdır. Ondan şiddetle uzak durmak gerekir. Safer ayının bela ve musibet ayı olması için bu konuda dikkate alınabilecek sahih delillerin yani ayet ve hadislerin olması gerekir. Böyle bir şey yoktur, aksine mevcut uğursuzluk anlayışını düzelten, onu reddeden ifadeler vardır.”

HZ. MUHAMMED'İN HASTALANDIĞI AY

Ayengin Peygamber Efendimiz'in, bu ayda hastalanmasını safer ayının uğursuzluğuna delil gösteren anlayışa da şu yorumu yapıyor:

“Acaba sevgili Peygamberimiz (sas) belayı, uğursuzluğu hak edecek ne yapmıştı ki, böyle sözüm ona bir ayda -eğer safer, bela ayı ise- hastalandı. Başka aylarda hastalananlar hangi bela sebebiyle hastalanıyor. Böyle bir mantık olmaz. Her insan bu dünyaya belirli bir süreliğine gelir ve ömrü sona erince ahirete gider. Niye bugün de yarın değil sorularını cevaplamak imkânsızdır. Hz. Peygamber'in safer ayında hastalandığı rivayet edilir. Ancak bunu, safer ayı yüzünden var olduğu şeklindeki bidat anlayışla ilişkilendirmek doğru değildir.”

HADİSLER SAFER AYI İÇİN NE DİYOR?

Prof. Dr. Tevhit Ayengin, cahiliye devrinde safer ayında umre yapılmasının büyük günahlardan sayıldığını ve bu durumun Efendimiz'in (sas) hadislerine de yansıdığını anlatıyor: “Allah Resulü (sas)'Umre her zaman helaldir' demek suretiyle cahiliye devrindeki bu yanlış anlayışı düzeltmiştir. Diğer bir hadiste ise şöyle buyurulmaktadır:

'Eşyada uğursuzluk yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesinde de uğursuzluk yoktur.' (Müslim, Selâm, 102) Ayengin, bu aya özel atfedilen namaz ve dualara da itibar edilmemesinin altını çiziyor: “Safer namazı diye bir namaz yoktur. Bu güne özel bir dua yoktur. Müslüman, her zaman dua eder. Hayatının her anında duada bulunabilir. Bunda hiçbir sakınca yok. Ancak safer ayı duası şeklinde bir dua, bu ayın bela ve musibet ayı olduğunu peşinen kabul etmek anlamına gelir. Dolayısıyla bu aya özel dua şeklinde dolaşan dualara itibar etmemek gerekir.”

Cahiliye devrinden günümüze kadar gelen safer ayında nikâh kıyılmaması, doğan çocuklardan hayır gelmemesi gibi inanışlar da var. Ayengin, bu durumun da İslamiyet ile ilgisi olmadığını söylüyor.