Eskişehir Barosu'ndan Ali İsmail Korkmaz İddianamesine Eleştiri

Eskişehir Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 2 Haziran gecesi uğradığı saldırı sonucunda yaşamını yitiren Anadolu Üniversitesi öğrencisi 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz ile ilgili mahkemece kabul edilen iddianamede bazı hayati hususlar eksik kaldığını belirtti.

Eskişehir Barosu'ndan Ali İsmail Korkmaz İddianamesine Eleştiri
Komisyon adına Eskişehir Barosu'nda bir açıklama yapan üye Heval Yıldız Karasu, davanın ilk duruşmasının 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Kasım 2013 tarihinden saat 09:00’da yapılacağını hatırlattı. Mahkemece kabul edilen iddianamede bazı hayati hususlar eksik kaldığını, sanık polislerin dışında sokaktaki diğer polis memurlarının ve amirlerinin tanık olarak dahi ifadeleri alınmadığına dikkat çeken Karasu, “Beşik Otele ait kayıp 74 saniye ve 20 dakika 33 saniyelik görüntülerle ilgili TUBİTAK’tan gelecek rapor beklenmeden iddianame hazırlanmıştır. Bunun gibi pek çok hususta bilgi kirliliğinin olduğu tarafımızca gözlemlenmiş; basın toplantısını yapma ve kamuoyunu aydınlatma zorunluluğu doğmuştur. Olay yerinde yapılan yoğun araştırmalar sonucu 3 ayrı işyerinin kamera kaydına ilişkin hard disklere savcılıkça el konulmuş, aşamalarda görüntülerin açılmadığına dair yapılan bilirkişi incelemelerine nazaran Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucu görüntüler açılarak savcılıkça failler tespit edilmiştir. Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne ilişkin savcılıkça yapılan soruşturma sonucu, tutuklu polis memuru hakkında ‘Kasten Adam Öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle, diğer 7 sanık hakkında ‘Kasten Adam Öldürmeye Yardım Etme’ suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştır” dedi.

Davada yargılanan polis memurlarının açığa alındığı konusunda yetkilerden bir açıklama yapılmadığını da söyleyen Karasu, ”Asıl dosyadan ayrılan bu soruşturmalara dair itirazlarımız ve başvurularımız devam etmektedir. Ali İsmail Korkmaz davası sadece bir cinayet davası değildir. Türkiye’de uzun yıllardır insanların temel hak ve özgürlüklerini ihlal ederek, muhalif her fikri “marjinal” olarak yaftalayarak, bu fikirleri savunan her vatandaşı da “hain” ya da “terörist” kabul ederek, bu vatandaşlara her türlü yasa dışı şiddeti meşru kabul eden kolluk güçlerinin hukuk dışı bu alışkanlıklarına son verebilmenin bir fırsatıdır” diye konuştu.

Kaynak: İHA