beyaz gazete logo
Video Haber Galeri Foto Galeri Gazete Sayfaları Yerel Haberler Tv Rehberi Radyo Dinle Sinema Dizi Haber Arşivi
Beyaz GazeteBeyaz Gazete Haber PortalıGüncel HaberlerSiyaset HaberleriEkonomi HaberleriSpor HaberleriKültür Sanat HaberleriYaşam HaberleriEğitim HaberleriSağlık HaberleriDünya HaberleriMagazin HaberleriTelevizyon HaberleriTeknoloji HaberleriOtomobil HaberleriOyun HaberleriBeyaz Gazete
Ahmet Altan Taş ve ayna

Ahmet Altan

İnsan bu ülkede yaşarken kaçınılmaz olarak “absürd” anlatım örneklerini hatırlamak zorunda kalıyor.

Adam, trafiğin çok yoğun olduğu büyük bir caddenin kenarında durmuş, karşı kaldırıma geçmeye uğraşıyormuş ama beceremiyormuş.

Bir ara karşı kaldırımda yürüyen bir adam görüp ona seslenmiş.

“Sen oraya nasıl geçtin?” Karşı kaldırımdaki adam cevap vermiş. “Ben bu kaldırımda doğdum.”

O kadar çok “ama onlar...” diye başlayan e-mail alıyorum ki aklıma hep bu kaldırım hikâyesi geliyor.

Herkes diğerini suçluyor.

Neredeyse hiç kimse “karşı kaldırımda” neler olup bittiğini bilmiyor.

İstanbul’da yaşayan birinin Diyarbakır’da olanları anlaması mümkün değil.

Orada polislere taş atan çocukları gördüğünde “o çocukların kandırıldığını” düşünüyorlar, o çocuklara ve onları “kandıranlara” kızıyorlar.

O çocuklar kandırılmıyor.

O çocuklar kızgın.

Onlara “taş attıkları” için verilen cezaların arttırılması, küçücük çocukların yıllarca sürecek hapis cezalarına çarptırılması onların öfkelerini yatıştırmıyor, aksine arttırıyor.

Geçen gün Kurtuluş Tayiz de yazıyordu, “dağa çıkma yaşı 14’lere kadar” inmiş, on dört, on beş yaşındaki çocuk evini, ailesini terk edip dağa, ölmeye ve öldürmeye gidiyor.

Geceleri soğuk mağaralarda yatıyorlar, günlerce yol yürüyorlar, yağmurda ıslanıyor, karda donuyorlar, her an bir pusuya düşmeleri, bir havan topuyla parçalanmaları mümkün, her ses, her kıpırtı bir ölüm habercisi olabilir.

Bunları bilerek çıkıyorlar dağa.

Kolay mı bunları göze almak?

“Bu çocuklar kandırılıyor” deyip işin içinden sıyrılmak, düşünmeyi ve soru sormayı engelliyor, bir düşünsel rahatlık sağlıyor insana ama gerçeği anlamasına yardımcı olmuyor.

Bakın, Diyarbakır’da hayat çok zor, işsizlik, parasızlık, yoksulluk, yersizlik, evsizlik...

Ne isterseniz var.

Aman bunun için de çıkmıyorlar dağa. Hepimiz için hayat bir tür “ayna”dır, hayata baktığımızda küçük de olsa, solgun ve silik de olsa kendi yansımamızı görmek, hayatın bizi “kabul ettiğine” dair bir işarete rastlamak isteriz.

İnsanları, yoksulluk, işsizlik, parasızlık çıldırtmaz kolayından, her yerde yaşanıyor bunlar ama insanların “aynasını” kırarsanız, hayata baktıklarında kendi yansımalarını görme imkânlarını yok ederseniz, insanlar bunu kabul edemez.

“Aynasını” kıranı öldürmek ister, onun “yansımasını” hayattan silmek ister, onu yok ederse kendi varlığının hayata yansıyacağını sanır.

Kürt çocuklarının “ayna”sını kırdı bu devlet.

Onların kendi yansımalarını hayatın herhangi bir yerinde görmesine izin vermedi.

Bir insana yapılabilecek en korkunç ve en tehlikeli şeyi yaptı, onları aşağıladı, onların ırkını aşağıladı, onları küçük gördü, onlara sürekli olarak “ben senden daha güçlüyüm” dedi.

Bunu kimse kabul etmez.

Amerikan Kongresi’nin bir komisyonunda bir oy farkla çıkan bir kararla “onurları kırılan” Türkler, bir de Kürtlere yapılanların kendilerine yapıldığını düşünsünler.

Dilinizi yok saysalardı, çocuklarınıza o dili okullarda öğretmenizi yasaklasalardı, evlerinizi bassalardı, köylerinizi yaksalardı, sizi yaşadığınız ülkenin “ikinci sınıf vatandaşı” saysalardı, size efendilik taslasalardı, sizi korkutsalardı, karakollarda dövselerdi ne hissederdiniz?

“Karşı kaldırımda” bunlar yaşanıyor işte.

Sakın “ama onlar başkaldırdı” demeyin, sadece bu cümle bile Kürtlerin nasıl hor görüldüğünü açıklamaya yeter, neden “onlar” başkaldırdı, “onlar” kime başkaldırdı?

İnsan ancak kendisini ezene “başkaldırır”, ezilirse başkaldırır, daha o cümlenizle bile Türklerin kimseye “başkaldırmaya” ihtiyaç duymayacak “efendiler”, Kürtlerin ise “ikinci sınıf vatandaşlar” olduğunu kabul ediyorsunuz.

İşte sizin bu kabulünüz Kürt çocuklarını öfkelendiriyor.

Onun için taş atıyorlar, onun için dağlara çıkıyorlar.

Onlar başkaldırmak istemiyor, onlar “başkaldıracakları” hiçbir gücün olmayacağı, herkesin kendileriyle eşit düzeyde durduğu bir ülkede yaşamak istiyorlar.

Şimdi “taş atan çocuklara” verilen o insafsız hapis cezaları kaldırılacakmış, bu çok sevindirici, hiç olmazsa hapislerden kurtulurlar.

Ama bu yetmez.

Eğer bu düşmanlık bitsin, bu savaş sona ersin istiyorsanız, o Kürt çocuklarının “aynalarını” kırmayın, baktıklarında hayatın içinde kendilerini görsünler, ırklarını görsünler.

O zaman onlar da çocukluklarını diğer çocuklar gibi yaşarlar.

Hiç unutmayın, o Kürt çocuklarının size bir borcu yok ama sizin onlara “aynası olan bir hayat” borcunuz var.

>>> Yazının Tamamı İçin Tıklayın
emin şığva
Sayın Ahmet Altan elinize ve yüreğinize sağlık. Bu ülkede empati kültürü yok malesef. sizin anlatıkklarınız yıllardır be ülkede yaşanmaktadır.Kırdılar aynalarımızı, kendi aynalarından kendimize bakmamızı istediler. Aynalarından baktık ama hiç kendimizi göremedik hep onları gördük. Bu ülkede en radikal bir kürt bile eşitlikten fazlasını istemiyor. Hala okullarda çocuklarımıza Türküm, doğruyum, çalışkanım. Varlığım türk varlığına armağan olsun.Ne mutlu türküm diyene.' Amentüsü okutulmaktadır
19 Mart 2010 Cuma - 21:28   istanbul

Tüm Yazarlar
Gündem Kişi
İlker Başbuğ
Çetin Doğan
Mehmet Baransu
Ahmet Altan
Fatih Altaylı
Hrant Dink
Ertuğrul Özkök
Barack Obama
Recep Akdağ
Abdullah Öcalan
Gündem Konu
Dünya Kupası
Balyoz Operasyonu
Kozmik Oda
Ergenekon
Kürt Açılımı
Erken Seçim
Eurovision
Sivil Yargı
Ermenistan
Açılım
Politika
Deniz Baykal
Tayyip Erdoğan
Mustafa Sarıgül
Devlet Bahçeli
Kadir Topbaş
Melih Gökçek
Oktay Vural
Cemil Çiçek
Kemal Kılıçdaroğlu
Muharrem İnce
Magazin
maNga
Demet Akalın
Sibel Can
Tarkan
Gülben Ergen
Deniz Seki
Kıvanç Tatlıtuğ
Beyaz
Ebru Gündeş
Polat Alemdar
Spor
Fenerbahçe
Beşiktaş
Galatasaray
Trabzonspor
Ankaragücü
Bursaspor
Gaziantepspor
Gençlerbirliği
Antalyaspor
Eskişehirspor
Dizi
Kurtlar Vadisi Pusu
Ezel
Aşk-ı Memnu
Kavak Yelleri
Hanımın Çiftliği
Hicran Yarası
Canım Ailem
Arka Sokaklar
Sakarya Fırat
Adanalı
Sinema
Avatar
Ejder Kapanı
Kutsal Damacana - 2
Morganlar Nerede?
Prenses ve Kurbağa
Recep İvedik 3
Şrek Sonsuza Dek...
Iron Man 2
Garfield S.Kahraman
Cennetimden Bakarken
Diğer
Haber
E-Okul
Sayısal Loto
Şans Topu
Süper Loto
Milli Piyango
Memur
Cam Balkon
Memur Maaşları
Emekli Maaşları
rss-xml rss-xml
İha Cihan